« Önceki | Sonraki »

4/10/2008

Amy lee 'den açıklama

Rumor: Terry Balsamo / Limp Bizkit
We have been informed that Terry has not left Evanescence.
Terry & Sam Rivers (LB bass player) have started a side project that has turned into something special. LB is lookin for a new guitar player. We have no word on Terry also playing guitar for LB at this time.

Dedikodu: Terry Balsamo/Limp Bizkit

Terry'nin gruptan ayrılmadığını bilginize sunmuş bulunuyorum...

Terry ve Sam Rivers (LB basçısı) farklı bir şeyler yapmak adına yeni bir yan projeye başladılar. LB yeni bir gitarist arıyor şuanda. Ve şimdi Terry'nin LB'te de çalacağına dair hiçbir kelime etmedik.

25/9/2008

Evanescenceturkey.com sitesinden site ile ilgili açıklama...

     evanescenceturkey.com sitesine nihayet yeniden kavuşuyoruz .şu anda  sadece forum  sayfası kullanımda çok yakında  tüm eski içeriği ve yenilikleriyle bizlerle olacak


Server Değişikliği Yüzünden Anasayfamız Kısa Bir Süreliğine Hizmet Dışıdır. 1 Gb'a Yakın Olan Web Dosyalarımızın Upload Edilmesi Biter Bitmez Tüm İçeriğimizle Yeniden Yayında Olacağız.

Bu Süreç İçerisinde FORUM Sayfamızdan Faydalanmak İçin TIKLAYINIZ..!

22/9/2008

Evanescence şarkı sözleri ve Türkçe çevirileri ( The open door )

Evanescence-The Open Door(Türkçe Çeviri)

All That I'm Living For (Türkçe Çeviri)

All that I'm dying for
Öldüğüm her şey için

All that I can't ignore alone at night
Tüm bu yalnız gecelere aldıramıyorum

I can feel the night beginning
Gecenin başladığını hissedebiliyorum

Separate me from the living
Beni yaşamdan ayırıyor

Understanding me
Beni anlıyor

After all I've seen
Gördüğüm her şeyden sonra

Piecing every thought together
Her parça birleşiyor

Find the words to make me better
Beni daha iyi yapacak sözcükleri bul

If I only knew how to pull myself apart
Eğer kendimi nasıl ayrı parçalara çektiğimi bilseydim

All that I'm living for
Yaşadığım her şey için

All that I'm dying for
Öldüğüm her şey için

All that I can't ignore alone at night
Tüm bu yalnız gecelere aldıramıyorum

All that I'm wanted for
İstediğim her şey için

Although I wanted more
Daha çok istediğim halde

Lock the last open door- my ghosts are gaining on me
Açık olan son kapıyı kitle-hayaletlerim bana katılıyor

I believe that dreams are sacred
Rüyaların kutsal olduğuna inanırım

Take my darkest fears and play them
En karanlık korkularımı al ve oyna onlarla

Like a lullaby
Tıpkı bir ninni gibi

Like a reason why
Tıpkı nedeni olan bir sebep gibi

Like a play of my obsessions
Tıpkı saplantılarımın bir oyunu gibi

Make me understand the lesson
Dersi anlamamı sağla bana

So I'll find myself
Bu şekilde kendimi bulacağım

So I wont be lost again
Bu şekilde yine kaybolmayacağım

Guess I thought I'd have to change the world
Sanırım dünyayı değiştirmem gerekiyor

To make you see me
Beni görmeni sağlamak için

To be the one
Tek olmayı

I could have run forever
Sonsuza kadar koşabilirdim

But how for would I have come
Ama nasıl gelebilirdim ki

Without mourning your love?
Senin aşkına yas tutmadan

All that I'm living for
Yaşadığım her şey için

All that I'm dying for
Öldüğüm her şey için

All that I can't ignore alone at night
Tüm bu yalnız gecelere aldıramıyorum

All that I'm wanted for
İstediğim her şey için

Although I wanted more
Daha çok istediğim halde

Lock the last open door- my ghosts are gaining on me
Açık olan son kapıyı kitle-hayaletlerim bana katılıyor

Should it hurt to love you?
Sana aşık olmak incitir mi?

Should I feel like I do?
Yapmış gibi hissetmeli miyim?

Should I lock the last open door
Açık olan son kapıyı kilitlemeli miyim?

My ghosts are gaining on me
Hayaletlerim bana katılıyor



Good Enough (Türkçe Çeviri)

Under your spell again
Yine senin büyünün altında

I can't say no to you
Sana bir şey söyleyemiyorum

crave my heart and its bleeding in your hand
Ellerini kanatmama kalbim can atıyor

I can't say no to you
Sana bir şey söyleyemem

Shouldn't have let you torture me so sweetly
Bana tatlıca işkence etmemeliydin

now I can't let go of this dream
Artık bu rüyaların devam etmesine izin veremem

I can't breathe but I feel
Nefes alamıyorum ama hissediyorum

Good enough
Yeterice iyi

I feel good enough for you
Senin için yeterince iyi hissediyorum

Drink up sweet decadence
İç bu tatlı düşkünlüğü

I can't say no to you
Sana bir şey söyleyemiyorum

and I've completely lost myself and I don't mind
Ve tamamen kendimi kaybediyorum,beynimde olmuyor

I can't say no to you
Sana bir şey söyleyemem

Shouldn't have let you conquer me completely
Beni tamamen fethetmene izin veremem

now I can't let go of this dream
Artık bu rüyaların devam etmesine de izin veremem

can't believe that I feel
Hissettiğime inanamıyorum

Good enough
Yeterince iyi

I feel good enough
Yeterince iyi hissediyorum

its been such a long time coming, but I feel good
Bayağı uzun bir zamanda geldi,ama iyi hissediyorum

and I'm still waiting for the rain to fall
Ve hala yağmurun düşmesini bekliyorum

pour real life down on me
Gerçek hayatı üzerime dök

cause I can't hold on to anything this good enough
Çünkü yeterince iyi olmayan hiçbir şeye dayanamıyorum

am I good enough
Yeterince iyi değil miyim?

for you to love me too?
Kendin için sev beni

so take care what you ask of me
Bu yüzden sorduklarımı umursa

cause I can't say no
Çünkü bir şey söyleyemiyorum

Call Me When You’re Sober (Türkçe Çeviri)

Nakarat:

Don't cry to me
Bana gelip ağlama

If you loved me,
Beni sevseydin

You would be here with me.
Burada benimle birlikte olurdun

You want me,
Beni istiyorsan

Come find me.
Gel bul beni

Make up your mind.
Kararını ver

Should I let you fall?
Düşmene izin vermeli miyim?

Lose it all?
Her şeyi kaybetmene?

So maybe you can remember yourself.
Böylece belki kendini hatırlayabilirsin

Can't keep believing,
İnanmayı sürdüremem

We're only deceiving ourselves .
Sadece kendimizi kandırıyoruz

And I'm sick of the lie,
Ve ben yalandan bıktım

And you're too late.
Ve sen çok geç kaldın

Nakarat

Couldn't take the blame
Suçu üstlenemiyorsun

Sick with shame.
Utancından hasta oldun

Must be exhausting to lose your own game.
Kendi oyununu kaybetmek yorucu olmalı

Selfishly hated
Bencilce nefret ettin

No wonder you're jaded.
Şüphesiz bitkinsin

You can't play the victim this time,
Bu kez kurbanı oynayamazsın

And you're too late.
Ve sen çok geç kaldın

Nakarat

You never call me when you're sober.
Beni hiç ayıkken aramıyorsun

You only want it cause it's over,
Bunu sadece bitmiş olduğu için istiyorsun

It's over.
Artık bitti

How could I have burned paradise?
Cenneti nasıl yakmış olabilirim?

How could I - you were never mine.
Nasıl? sen asla benim olmadın


Cloud Nine (Türkçe Çeviri)

If you want to live, let live
Eğer yaşamak istiyorsan,hadi yaşa

if you want to go, let go
Eğer gitmek istiyorsan,hadi git

I'm not afraid to dream- to sleep, sleep forever
Uyuyup rüya görmekten korkmuyorum-uyumaktan,uyumaktan sonsuza kadar

I don't need to touch the sky
Gökyüzüne dokunmaya ihtiyacım yok

I just want to feel that high
Sadece yükseği hissetmek istiyorum

and you refuse to lift me
Ve sen benim ayaklarımın yerden kesilmesini istemiyorsun

guess it wasn't real after all
Sanrırm tüm olanlardan sonra gerçek değildi

guess it wasn't real all along
Sanırım tüm bunlar boyunca gerçek değildi

If I fall and all is lost
Eğer düşer ve tamamen kaybolursam

its where I belong
Ait olduğum yerdeyim

If you want to live, let live
Eğer yaşamak istiyorsan,hadi yaşa

if you want to go, let go
Eğer gitmek istiyorsan,hadi git

I'm never gonna be your sweet, sweet surrender
Asla senin tatlın olmadım,tatlın teslim oldu

guess it wasn't real after all
Sanırım tüm olanlardan sonra gerçek değildi

guess it wasn't real all along
Sanırım tüm bunlar boyunca gerçek değildi

If I fall and all is lost
Eğer düşer ve tamamen kaybolursam

no light to lead the way
Yola önderlik edecek bir ışık yok

remember that all alone is where I belong
Ait olduğum yerde tamamen yalnız olduğumu hatırla

In a dream
Rüyada

will you give your love to me
Bana aşkını verecek misin?

beg my broken heart to beat
Kırık kalbimin yürek atışını dile

save my life
Koru hayatımı

change my mind
Değiştir kararımı

If I fall and all is lost
Eğer düşer ve tamamen kaybolursam

no light to lead the way
Yola önderlik edecek bir ışık yok

remember that all alone is where I belong
Ait olduğum yerde tamamen yalnız olduğumu hatırla

Like You (Türkçe Çeviri)

Stay low
Alçakta kal

Soft, dark, and dreamless,
Yumuşak,karanlık ve rüyasal

Far beneath my nightmares and loneliness
Kabuslarımın ve yalnızlığımın çok altında

I hate me,
Kendimden nefret ediyorum

For breathing without you.
Sensiz nefes aldığım için

I don't want to feel anymore for you.
Senin için hissetmeyi istemiyorum hiç

Grieving for you,
Senin için üzülüyorum

I'm not grieving for you.
Senin için üzülmüyorum

Nothing real love can't undo,
Gerçek aşkı hiçbir şey çözemez

And though I may have lost my way
Ve kendi yolumu kaybetmiş olsam bile

All paths lead straight to you.
Tüm yollar doğrudan seni veriyor

I long to be like you,
Uzun bir süre senin gibi oldum

Lie cold in the ground like you.
Yerin altında senin gibi yalan söyleyebilirdim

Halo,
Işık halkası

Blinding wall between us.
İkimizin arasındaki duvarı körleştiriyor

Melt away and leave us alone again.
Eritiyor ve bizi tek başımıza bırakıp gidiyor yine

Humming, haunted somewhere out there.
Mırıldan,aklından çıkarma oradakini

I believe our love can see us through in death.
Aşkımızın bizi ölümün içinden görebileceğine inanıyorum

I long to be like you,
Uzun bir süre senin gibi oldum

Lie cold in the ground like you.
Yerin altında senin gibi yalan söyleyebilirdim

There's room inside for two and I'm not grieving for you
İçinde iki oda var ve ben senin için üzülmüyorum

I'm coming for you
Senin için geliyorum

You're not alone,
Yalnız değilsin

No matter what they told you, you're not alone.
Onların sana ne söylediklerinin bir önemi yok,yalnız değilsin

I'll be right beside you forevermore.
Sonsuza kadar senin yanında olacağım

I long to be like you, sis,
Uzun bir süre senin gibi oldum

Lie cold in the ground like you did.
Yerin altında senin yapmış olduğun gibi yalan söyeleyebilirdim

There's room inside for two and I'm not grieving for you.
İçinde iki oda var ve ben senin için üzülmüyorum

And as we lay in silent bliss,
Ve biz mutlu bir sessizlikte kalırken

I know you remember me.
Beni tanıdığını biliyorum


Lithium (Türkçe Çeviri)

Lithium, don't want to lock me up inside.
Lityum,beni içine kilitlemeni istemiyorum

Lithium, don't want to forget how it feels without...
Lityum,yokken...nasıl hissettiğimi unutmak istemiyorum

Lithium, I want to stay in love with my sorrow.
Lityum,aşkın içinde kederimle birlikte kalmak istiyorum

Oh but God I want to let it go
Ama Allah’ım,gitmesine izin vermek istiyorum

Come to bed, don't make me sleep alone
Yatağa gel,beni yalnız unutma

Couldn't hide the emptiness, you let it show.
Boşluğa saklanamazdın,göstermesine izin ver

Never wanted it to be so cold.
Çok soğuk olmasını istemedim asla

Just didn't drink enough to say you love me.
Sadece beni sevdiğini söyleyecek kadar içmedin

I can't hold on to me
Kendime dayanamıyorum

Wonder what's wrong with me.
Benimle yanlış olan ne,merak ediyorum

-----nakarat------

Don't want to let it lay me down this time.
Beni şu an aşağı bırakmanı istemiyorum

Drown my will to fly.
Boğularak uçacağım

Here in the darkness I know myself
Burada karanlık çöktüğünde,kendimi tanıyorum

Can't break free until I let it go
Gitmeme izin verinceye kadar beni özgürce koparamazsın

Let me go
Gitmeme izin ver

Darling, I forgive you after all.
Sevgilim her şeyden sonra seni affediyorum

Anything is better than to be alone.
Hiçbir şey yalnız olmaktan daha kötü olamaz

And in the end I guess I had to fall.
Ve sanırım sonunda düşmüş olacağım

Always find my place among the ashes.
Daima yakılmış cesedin küllerinde bir yerde ara

I can't hold on to me,
Kendimi tanıyamıyorum

Wonder what's wrong with me.
Benimle yanlış olan ne,merak ediyorum

----nakarat------

Lose Control(Türkçe Çeviri)

I don't really care
umrumda değil

can we play the game on your way?
oyunu senin yolundan mı oynayalım?

can I really lose control?
gerçekten kontrolümü kaybetmiş olabilir miyim?

just once in my life
hayatımda bir defa

I think it'd be nice
iyi olabileceğini düşündüm.

just to lose control-just once
kontrolü kaybetmenin-bir kerelik

with all the pretty flowers in the dust
tozların içinde ki tüm o güzel çiçeklerle

Mary had a lamb
Mary kuzuyla

his eyes black as coals
kömür gibi siyah gözleriyle

if we play very quite,my lamb
sessizce oynarsak,benim kuzum

Mary never has to know
Mary hiç bir zaman bilmez

just once in my life
hayatımda bir defa

I think it'd be nice
iyi olabileceğini düşündüm.

just to lose control-just once
kontolü kaybetmenin-bir kerelik

with all the pretty flowers in the dust
tozların içinde ki tüm o güzel çiçeklerle

if you cut you down to a thing I can use
eğer kesebilirsen benim kullanabileceğim şekilde

I fear there will be nothing good left of you
senin için iyi bir şeyin kalmayacağı için korkarım


Weight Of The World (Türkçe Çeviri)

Feels like the weight of the world
Dünyanın ağırlığı gibi duygular

like God in heaven gave me a turn
Cennetteki tanrının verdiği gibi bir şans ver bana

don't cling to me, I swear I can't fix you
Sıkıca sarılma bana, Yemin ederim ki seni tamir edemem

still in the dark, can you fix me?
Hala karanlıkta, Beni tamir edebilirmisin?

freefall, freefall, all through life
Serbest düşüş, serbest düşüş, tümüyle hayata doğru

If you love me, then let go of me
Eğer beni seviyorsan, Gitmeme izin ver

I won't be held down by who I used to be
Eskiden olduğum kişi tarafından alıkonulmayacağım

she's nothing to me
O bir hiç bana göre

Feels like the weight of the world
Dünyanın ağırlığı gibi duygular

like all my screaming has gone unheard
Duyulmamış tüm çığlıklarım gibi

and ohm I know you don't believe in me
ve biliyorum ki bana inanmıyorsun

safe in the dark, how can you see?
karanlıkda güvende, nasıl görebilirsin?

freefall, freefall, all through life
Serbest düşüş, serbest düşüş, tümüyle hayata doğru

If you love me, then let go of me
Eğer beni seviyorsan, Gitmeme izin ver

I won't be held down by who I used to be
Eskiden olduğum kişi tarafından alıkonulmayacağım

If you love me, then let go of me
Eger beni seviyorsan, Gitmeme izin ver

I won't be held down by who I was
Eskiden olduğum kişi tarafından alıkonulmayacağım

If you love me, then let go of me
Eger beni seviyorsan, Gitmeme izin ver

I won't be held down by who I used to be
Eskiden olduğum kişi tarafından alıkonulmayacağım

22/9/2008

Evanescence şarkı sözleri ve Türkçe çevirileri (FALLEN)


MISSING

Please, please forgive me,
Lütfen, lütfen affet beni,

But I won't be home again.
Ama yeniden evde olmayacağım

Maybe someday you'll have woke up,
Belki bir gün uyanacaksın

And, barely conscious, you'll say to no one:
Ve, zorlukla bilincini toplayıp, hiç kimseye söylemeyeceksin

'Isn't something missing?'
Bir şeyler eksik değil mi?

You won't cry for my absence, I know -
Benim yokluğum için ağlamayacaksın, biliyorum

You forgot me long ago.
Beni çok önce unuttun

Am I that unimportant...?
Ben bu kadar önemsiz miyim?

Am I so insignificant...?
Ben çok mu değersizim?

Isn't something missing?
Bir şeyler eksik değil mi?

Isn't someone missing me?
Birisi beni özlemiyor mu?

[CHORUS]

Even though I'd be sacrificed,
Bena feda edilecek olsam da

You won't try for me, not now.
Benim için denemeyeceksin, şimdi değil

Though I'd die to know you love me,
Beni sevdiğini bilmek için ölmeye razı olmama rağmen

I'm all alone.
Ben tamamen yalnızım

Isn't someone missing me?
Birisi beni özlemiyor mu?

Please, please forgive me,
Lütfen lütfen affet beni

But I won't be home again.
Ama yeniden evde olmayacağım

I know what you do to yourself,
Kendine neyaptığını biliyorum

Shudder deep and cry out:
İçten ürper ve bağır

'Isn't something missing?
Bir şeyler eksik değil mi?

Isn't someone missing me?'
Birisi beni özlemiyor mu?


And if I bleed, I'll bleed,
Ve ben kanıyorsam, kanayacağım

Knowing you don't care.
Umursamadığını bilerek

And if I sleep just to dream of you
Ve sadece rüyamda seni görmek için uyursam

And wake without you there,
Ve sensiz uyanırsam

Isn't something missing?
Bir şeyler eksik değil me?

Isn't something...
Birşeyler...
HELLO

Playground schoolbell rings, again
Oyun sahası okul zili çalıyor, yine

Rainclouds come to play, again
Yağmur bulutları oynamaya geliyor, yine

Has no one told you she's not breathing ?
Onun nefes almadığını sana kimse söylemdi mi?

Hello, I'm your mind, giving you someone to talk to...Hello...
Merhaba, ben senin zihninim, sana konuşacak birini veriyorum...Merhaba...

If I smile and don't believe
Eğer gülümsersem ve inanmazsam

Soon I know I'll wake from this dream
Biliyorum yakında bu rüyadan uyanacağım

Don't try to fix me
Beni tamir etmeye çalışma

I'm not broken
Ben kırık değilim

Hello, I'm the lie living for you so you can hide...
Merhaba, ben senin için yaşayan yalanım, böylece saklanabilirsin

*Don't cry...*
*Ağlama...*

Suddenly I know I'm not sleeping
Aniden, biliyorum ki uykuda değilimi

Hello, I'm still here, all that's left of yesterday...
Merhaba, Hala buradayım, dünden kalan tek şey...
TOURNIQUET

i tried to kill the pain
Acıyı yok etmek istedim

but only brought more
Ama sadece daha fazasını getirdim

i lay dying
Ölmek üzere yatıyorum

and i'm pouring crimson regret and betrayal
Ve kıpkırmızı bir pişmanlık ve ihanet akıtıyorum

i'm dying praying bleeding and screaming                                                       
Ölüyorum, dua ediyorum, kanıyorum ve bağırıyorum

am i too lost to be saved
Kurtarılamayacak kadar kayıp mıyım?

am i too lost?
Çok mu kayıbım

my God my tourniquet
Tanrım

return to me salvation
Kurtuluşu bana geri ver

my God my tourniquet
Tanrım, sargı bezim

return to me salvation
Kurtuluşu bana geri ver

do you remember me
Beni hatırlıyor musun?

lost for so long
Çok uzun süredir kayıbım

will you be on the other side
Diğer tarafta olacak mısın?
or will you forget me
Ya da beni unutacak mısın?

i'm dying praying bleeding and screaming                                                                                                                 
Ölüyorum, dua ediyorum, kanıyorum ve bağırıyorum

am i too lost to be saved
Kurtarılamayacak kadar kayıpmıyım

am i too lost?
Çok mu kayıbım

Nakarat

my wounds cry for the grave
Yaralarım mezar için ağlıyor

my soul cries for deliverance
Ruhum kurtuluş için ağlıyor

will i be denied Christ
Red mi edileceğim Tanrım

tourniquet
Sargı bezi

my suicide
İntiharım
FARTHER AWAY


I took their smiles and I made them mine
Onların gülüşlerini aldım ve benim oldular

I sold my soul just to hide the light
Ruhumu ışığı saklamak için sattım

And now I see what I really am,
Ve şimdi gerçekte ne olduğumu görebiliyorum

A thief a whore, and a liar.
Bir hırsız, fahi** ve yalancı

I run to you,
Sana koşuyorum

Call out your name,
Adını sesleniyorum

I see you there, father away.
Seni orada görüyorum, buradan uzakta

I'm numb to you - numb and deaf and blind
Ben sana hissizim - uyuşmuş, sağır ve kör

You give me all but the reason why.
Bana nedenlerden başka herşeyi veriyorsun

I reach but I feel only air at night.
Ulaşıyorum ama sadece gece havayı hissediyorum

Not you, not love, just nothing.
Seni değil, aşkı değil, sadece hiçlik

I run to you,
Sana koşuyorum

Call out your name,
Adını sesleniyorum

I see you there, father away.
Seni orada görüyorum, buradan uzakta

Try to forget you,
Seni unutmaya çalışıyorum

But without you I feel nothing.
Ama sensiz hiçbir şey hissedemiyorum

Don't leave me here, by myself.
Beni burada bırakma, kendimle

I can't breathe.
Nefes alamıyorum

I run to you,
Sana koşuyorum

Call out your name,
Adını sesleniyorum

I see you there, father away.
Seni orada görüyorum, buradan uzakta

I run to you,
Sana koşuyorum

Call out your name,
Adını sesleniyorum

I see you there, father away,
Seni orada görüyorum, buradan uzakta,

Farther away...
Burdan uzakta
I MUST BE DREAMING


How can I pretend that I don't see?
NASIL GÖRMÜYORMUŞ GİBİ YAPABİLİRİM?

What you hide so carelessly?
DİKKATSİZCE SAKLADIĞIN ŞEYİ?

I saw her bleed
ONUN KANADIĞINI GÖRDÜM

You heard me breathe
BENİM NEFESİMİ DUYDUN

So I froze inside myself
BÖYLECE KENDİ İÇİMDE DONDUM

And turned away
VE GERİ DÖNDÜM

I must be dreaming
RÜYA GÖRÜYOR OLMALIYIM

A:
[ We all live
HEPİMİZ YAŞIYORUZ

We all die
HEPİMİZ ÖLÜYORUZ

That does not begin to justify you
BU SENİ DOĞRULAMAYA BAŞLAMAZ

It's not what it seems
GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİL

Not what you think
DÜŞÜNDÜĞÜN GİBİ DEĞİL

No I must be dreaming
HAYIR RÜYA GÖRÜYOR OLMALIYIM

It's only in my mind
BU SADECE BENİM AKLIMDA

Not in real life
GERÇEK HAYATTA DEĞİL

No I must be dreaming
HAYIR RÜYA GÖRÜYOR OLMALIYIM ]

Help you know I've got to tell someone
BİLMENE YARDIM EDİYORUM, BİRİLERİNE SÖYLEMELİYİM

Tell them what I know you've done
ONLARA NE YAPTIĞINI BİLDİĞİMİ SÖYLEMELİYİM

I fear you but spoken fears can come true
SENDEN KORKUYORUM AMA KONUŞULMUŞ KORKULAR GERÇEK OLABİLİR

A tekrar

Not what it seems
GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİL

Not what you think
DÜŞÜNDÜĞÜN GİBİ DEĞİL

I must be dreaming
RÜYA GÖRÜYOR OLMALIYIM

Just in my mind
SADECE BENİM AKLIMDA

Not in real life
GERÇEK HAYATTA DEĞİL

I must be dreaming
RÜYA GÖRÜYOR OLMALIYIM
EVERYBODY´S FOOL


perfect by nature
Doğuştan kusursuz

icons of self indulgence
Kendine hoşgörünin simgeleri

just what we all need
Hepimizin tek ihtiyac duyduğu şey

more lies about a world that
never was and never will be
Hiç var olmamış ve olmayacak olan
bir dünya hakkında daha fazla yalan

have you no shame don't you see me
Hiç utanman yok mu beni görmüyor musun?

you know you've got everybody fooled
Biliyorsun herkesi ahmak yerine koydun

look here she comes now
Bak o geliyor işte

bow down and stare in wonder
Önünde eğil ve meraklı bir şekilde bak

oh how we love you
Oh seni ne çok seviyoruz

no flaws when you're pretending
Sen aldatırken hiçbir kusur yok

but now i know she
Fakat şimdi biliyorum o

never was and never will be
Hiçbir zaman var olmadı ve olmayacak

you don't know how you've betrayed me
Sen bana nasıl ihanet ettiğini bilmiyorsun

and somehow you've got everybody fooled
Ve bir şekilde herkesi kandırdın

without the mask where will you hide
Masken olmadan nereye saklanacaksın

can't find yourself lost in your lie
Kendi yalanında kendini bulamıyorsun

i know the truth now
Şimdi gerçeği biliyorum

i know who you are
Kim olduğunu biliyorum

and i don't love you anymore
Ve seni artık sevmiyorum

it never was and never will be
Hiçbir zaman var olmadı, olmayacak da

you're not real and you can't save me
Sen gerçek değilsin ve beni kurtaramazsın

somehow now you're everybody's fool
Bir şekilde sen şimdi herkesin aptallığısın
FORGIVE ME

Can you forgive me again?
Beni yeniden affedebilir misin?

I don't know what I said
Ne söylediğimi bilmiyorum

But I didn't mean to hurt you
Ama seni kırmak istemedim

I heard the words come out
Kelimelerin çıktığını duydum

I felt like I would die
Ölecekmiş gibi hissettim

It hurt so much to hurt you
Seni incitmek beni çok acıttı

Then you look at me
Sonra sen bana baktın

You're not shouting anymore
Çok fazla bağırmadın

You're silently broken
Sen sessizce kırıldın

I'd give anything now
Şu an her şeyi verirdim

To hear those words from you
Bu sözleri senden duymak için

Each time I say something I regret
Ne zaman pişman olduğum bir şey söylesem

I cry 'I don't want to lose you.'
Ağlıyorum: 'seni kaybetmeyi istemiyorum'

But somehow I know that you will never leave me, yeah.
Ama nedense beni asla terk etmeyeceğini biliyorum, evet.

'Cause you were made for me
Çünkü sen benim için yaratılmışsın

Somehow I'll make you see
Bir şekilde görmeni sağlayacağım

How happy you make me
Beni ne kadar mutlu ettiğini

I can't live this life
Bu hayatı yaşayamam

Without you by my side
Sen yanımda olmadan

I need you to survive
Hayatta kalmak için sana ihtiyacım var

So stay with me
Öyleyse benimle kal

You look in my eyes and I'm screaming inside that I!m sorry
Gözlerimin içine bakıyorsun ve üzgünüm diye içimden çığlık atıyorum

And you forgive me again
Ve sen beni tekrar affediyorsun

You're my one true friend
Sen benim tek gerçek arkadaşımsın

And I never meant to hurt you
Ve ben asla seni kırmak istemedim...

WHİSPER_



catch me as i fall
Düşerken beni yakala

say you're here and it's all over now
Burada olduğunu ve her şeyin bittiğini söyle

speaking to the atmosphere
Çevreye konuş

no one's here and i fall into myself
Hiç kimse yok burada ve kendime düşüyorum

this truth drives me into madness
Bu gerçek beni çıldırtıyor

i know i can stop the pain if i will it all away
Aklımdan çıkartırsam bu acıyı durdurabileceğimi biliyorum

don't turn away
Geri çevirme

don't give in to the pain

Acıya teslim olma

don't try to hide
Gizlenmeyi deneme

though they're screaming your name
Adını haykırdıkları halde

don't close your eyes
Gözlerini kapatma

God knows what lies behind them

Onların arkasındaki yatanları tanrı biliyor

don't turn out the light

Işığı kapatma

never sleep never die
Asla uyuma, asla ölme

i'm frightened by what i see
Gördüklerimden korktum

but somehow i know that there's much more to come

Ama bir şekilde biliyorum ki daha olacak çok şey var

immobilized by my fear
Korkum tarafından durağanlaştırıldım

and soon to be blinded by tears
Ve yakında gözyaşlarım tarafından kör edileceğim

i can stop the pain if i will it all away
Aklımdan çıkartırsam bu acıyı durdurabileceğimi biliyorum

don't give in to the pain
Acı teslim olma

don't try to hide
Gizlenmeyi deneme

though they're screaming your name

Adını haykırdıkları halde

don't close your eyes

Gözlerini kapatma

God knows what lies behind them

Onların arkasındaki yatanları tanrı biliyor

don't turn out the light

Işığı kapatma

never sleep never die
Asla uyuma, asla ölme


never sleep never die
Asla uyuma, asla ölme

fallen angels at my feet
Düşmüş melekler benim yanımda

whispered voices at my ear
Kulağıma sesler fısıldıyorlar

death before my eyes
Gözlerim ölmeden önce

lying next to me i fear
Yanımda yatıyorlar, korkuyorum

she beckons me shall i give in
O beni çağırıyor, teslim olmalı mıyım

upon my end shall i begin
Sonumu başlatmalı mıyım

forsaking all i've fallen for i rise to meet the end
tüm aşık olduklarımı terkediyorum, sonumla buluşmak için yükseliyorum
Going Under - Eanescence


Now I will tell you what I've done for you                                                                   
                                                                Şimdi sana senin için ne yaptığımı anlatacağım

50 thousand tears I've cried
50 bin gözyaşı döktüm

Screaming deceiving and bleeding for you
Senin için bağırarak aldatarak ve kana*****

And you still won't hear me
Ve sen hala beni duymuyorsun

Going under
Dibe iniyorum

Don't want your hand this time I'll save myself
Bu kez ellerini istemiyorum, kendi kendimi kurtaracağım

Maybe I'll wake up for once
Belki bir kez uyanacağım

Not tormented daily defeated by you
Senin tarafından acı çektirilmemiş ve her gün yenilmemiş olarak

Just when I thought I'd reached the bottom
Tam dibe varmış olduğumu düşündüğüm sırada

I dive again
Yine dalıyorum

Nakarat :

[ I'm going under(going under)
Dibe iniyorum(dibe iniyorum)

Drowning in you(drowning in you)
Sende boğuluyorum(sende boğuluyorum)

I'm falling forever(falling forever)
Sonsuza dek düşüyorum(sonsuza dek düşüyorum)

I've got to break through
Harekete geçmeliyim

I'm going under
Dibe iniyorum

Blurring and stirring the truth and the lies
Bulandırıyor ve karıştırıyorum doğruyu ve yalanı

So I don't know what's real 
                                                                                                                                                             Bu yüzden neyin gerçek olduğunu bilmiyorum                                                                                                                                             

So I don't know what's real and what's not      
                                                                                                                                                           bu  yüzden neyin gerçek neyin gerçek olmadığını bilmiyorum

Always confusing the thoughts in my head
Kafamdaki düşünceleri her zaman karıştırıyorum

So I can't trust myself anymore
Bu yüzden artık kendime güvenemiyorum

I dive again
Yine dalıyorum

Nakarat

So go on and scream
Devam et ve bağır

Scream at me so far away
Bağır bana çok uzaklardan

I won't be broken again
Tekrar kırılmayacağım

I've got to breathe I can't keep going under
Nefes almalıyım dibe inmeye devam edemem
Bring Me To Life



How can you see into my eyes like open doors
Leading you down into my core

Nasıl bakabiliyorsun gözlerimin içine,
Seni özüme doğru götüren açık kapılar gibi

Where I've become so numb without a soul my spirit sleeping somewhere cold
Can taşımadan bezdiğim bu yerlerde ruhum soğuklarda uyumaktaydı

Until you find it there and
Lead it back home wake me up inside
Sen onu oralarda bulana kadar,
Yuvasına geri götürüne kadar,
İçimi uyandırana kadar

wake me up inside
İçimi uyandır

Call my name and save me from the dark

Seslen bana ve kurtar beni karanlıklardan

Bid my blood to run
Harekete geçir kanımı, aksın

Before i come undone
Save me from the nothing i've become
Yaşamamışlığım belirmeden,
Kurtar beni hiçliğimden

Now that I know what I'm without
Neyden mahrum kaldığımı şimdi anlıyorum

You can't just leave me
Beni hemen terk edemezsin

Breathe into me and make me real
İçime nefesini ver ve gerçek yap beni

Bring me to life
Hayata döndür beni

Frozen inside without your touch
Without your love darling
Only you are the life among the dead
Senin dokunuşların
Senin sevgin olmadan içim buz tutmuş gibi
Tüm bu ölüm arasında, tek sensin, hayat olan.

All this time I can't believe I couldn't see
İnanamıyorum nasıl göremedim bu kadar zaman

Kept in the dark but you were there in front of me
Karanlıkta yaşıyordum ama sen orda, önümdeydin.

I've been sleeping a thousand years it seems
Bin yıldır uyuyormuşum anlaşılan

Got to open my eyes to everything
Her şeye açmalıyım gözlerimi

Without a thought without a voice without a soul
Don't let me die here
bir tek ses, bir tek düşünce olmayan bu yerde..
beni ölüme terketme...

There must be something more

Daha fazlası yaşanmalı

bring me to life
Hayata döndür beni
_MY İMMORTAL


Burada Olmaktan Çok Yoruldum
Supressed by all my childish fears
cocukça korkularım tarafından bastırılmaktan
And if you have to leave
ve eger ayrılmak zorundaysan
I wish that you would just leave
sadece ayrılmanı dilerdim
Cause your presence still lingers here
cünkü ruhun hala burada dolanıyor
And it won't leave me alone
Ve O Beni Yalniz Birakmiyacak


These wounds won't seem to healI'm so tired of being here
bu yaralar iyileşecek gibi görünmüyor
This pain is just too real
Bu acı fazla gercek
There's just too much that time can not erase
zamanın silemediği cok fazla şey var

When you cried I'd wipe away all of your tears
Agladigin Zaman Gözyaslarinin Hepsini silerdim
When you'd scream I'd fight away all of your fears
Çiglik Attıgında Bütün Korkularinla Savasirdim
And I held your hand through all of these years
Ve Bütün Bu Yillar boyunca elini tuttum
But you still have all of me
Ama Hala Bana sahipsin

You used to captivate me by your resonating light
Beni Yankilanan Isiginla büyüledin
Now I'm bound by the life you left behind
Simdi Senin Geride bıraktıgın hayat tarafından baglandım
Your face it haunts my once pleasant dreams
Bir Zamanlar Yüzün Rüyalarimin Ugrak Yeriydi
Your voice it chased away all the sanity in me
Sesin Içimdeki Bütün Kutsalligi Kovaladi

These wounds won't seem to heal
Bu yaralar Iyileşecek gibi görünmüyor
This pain is just too real
Bu acı fazla gercek
There's just too much that time can not erase
zamanın silemediği cok fazla şey var


When you cried I'd wipe away all of your tears
Agladigin Zaman Gözyaslarinin Hepsini silerdim
When you'd scream I'd fight away all of your fears
Çiglik Attıgında Bütün Korkularinla Savasirdim
And I held your hand through all of these years
Ve Bütün Bu Yillar boyunca elini tuttum
But you still have all of me
Ama Hala Bana Sahipsin


I've tried so hard to tell myself that you're gone
gitmiş oldugunu kendime söylemeyi cok denedim
But though you're still with me
Ama hala benimle olmana ragmen
I've been alone all along
Bütün Bu Müddetce Yalnizdim

When you cried I'd wipe away all of your tears
Agladigin Zaman Gözyaslarinin Hepsini Silerdim
When you'd scream I'd fight away all of your fears
Çiglik Attıgında Bütün Korkularinla Savasirdim
And I held your hand through all of these years
Ve Bütün Bu Yillar boyunca elini tuttum
but you still have all of me
Ama Hala Bana Sahipsin ...

22/9/2008

evanescence - my immortal live canlı performans

                                                                    


 Evanescence - Everybody's fool-lies video klip

evanescence bring me to life

22/9/2008

evanescence amy lee çekim arkası bloopers - konserde ve röportaj

20/9/2008

yerli rock klipler

mor ve ötesi - benim küçük sevgilim ( tanrıçam'a ) salihli manisa için



emre aydın - belki birgün özlersin

emre aydın - gripin  -- sensiz istanbula düşmanım tanrıçam

15/7/2008

Evanescenceturkey sitesine ne oldu ?

Evanescence turkey sitesine sitesine neler olduğunu bileniniz varmı ? google evanescenceturkey yazdığınızda karşınıza şu ibare çıkacak  Felix Bilişim Bilgisayar ve Internet Hizmetleri / Yapım Aşamasında   ve sitenin http://www.gokce.biz/pano/ sitesinden yönlendirilmiş olduğu ortada bu konuda bilgisi olan varsa yazsın lütfen..

15/7/2008

Evanescenceturkey sitesine ne oldu ?

Evanescence turkey sitesine sitesine neler olduğunu bileniniz varmı ? google evanescenceturkey yazdığınızda karşınıza şu ibare çıkacak  Felix Bilişim Bilgisayar ve Internet Hizmetleri / Yapım Aşamasında   ve sitenin http://www.gokce.biz/pano/ sitesinden yönlendirilmiş olduğu ortada bu konuda bilgisi olan varsa yazsın lütfen..

27/4/2008

amy lee roportaj

Muhabir:Farklı bir imaj gösterdiniz.Amy Lee bir tasarım ürünü mü yoksa siz sevdiğiniz için mi böyle?

Amy Lee: Ben kendi kendimin tasarımcısıyım. Benden gelen her şey sanatımın bir parçası: şarkı yazdım, söyledim, çizdim ve kendi giysilerimi yaptım. Hayranlarımız da bunu takip etti.

M: ’My Immortal’ ın klibinde beyaz örtülere büründün ve ölü gibi göründün. ’Bring me to life’ da bir gecelikle bir pencereye çıktın. Hala intihar hakkında fantezilerin var mı?

Amy Lee: İntihar ya da ölüm hakkında şarkı söylemem. ’Bring Me To Life’ farklı yollarla anlatılabilirdi ama ben asla intihar etmeyi düşünmedim. Klip şöyleydi… ne yapacağımı bilmiyorum ve kazayla düşüyorum ama intihar etmiyorum. Bu daha çok yaşamın fiziksel çekişmeleriyle ilgili...

M: Ölümle aran nasıl?

Amy Lee: Bence eğer bir şeyin olması için çaba harcamazsak o şey olmaz.(Amy bir çocukken annesini deli gibi sevdiğini ve onun ölümünü inkar ettiğini söyledi.Gençliklerinde o ve Ben ilk şarkılarını; yorgun olmaktan ve çocukluk korkularından bahseden melankolik bir şarkı olan ‘My Immortal’ı yazdılar. Şimdi O, kendi kendine yardım mesajlarına geçmek istediğini söylüyormuş.)

M: Dindar mısın?

Amy Lee: Ben ruhsal derdim, dindar değil. Hristiyan olsam da. Başını dik tutmak ve kendin için bir şeyler yapmak gerekli. Bu konuma geldiğimde bu şunun gibi bir şeydi: Rüyalarımı gerçekleştirmek için çalıştım.

M: Ailen ne zaman senin için vazgeçilmez olur?

Amy Lee: İnsanlar beni kullanmaya çalıştıkları zaman. Bir kaç ay önce bir arkadaş turneden vidyoları çaldı. Çok kızdım. Nefret ettiğim başka şey varsa o da ailenin anlayışsızlığıdır. Ailem başarılı olamayacağımı düşünmüştü. Okulum için çok fazla destek verdiler ve müzik için harcadığım çabaya hoş bakmadılar.

M: Ya şimdi?

Amy Lee: Para kazandığımdan beri benimle gurur duyuyorlar. Evanescense iş ve sanat arasında bir köprü. Biz melankolik besteli şarkılarımızda gerçek acılardan ve yaşamın materyallerinden bahsediyoruz...

Güçlü bir rock sounduna sahip olan Evanescence’in tohumları 90’lı yıllarda atıldı.Amerika ve tüm Avrupa’da önemli başarılar elde eden grubun en büyük özelliği, henüz 20 yaşındaki dupduru bir sese sahip olan kadın vokalisti Amy Lee. Lee ve grubun elemanlarından gitarist Ben Moody’nin besteleri yaparken ilham aldığı isimler arasında Björk, Tori Amos, Danny Elfman bulunuyor. Evanescence grubunun diğer elemanları ise John LeCompt (gitar) ve Rocky Gray (davul)

-Şu ana kadar az duyulmuş bir grup ismine sahipsiniz.Nedir bunun hikayesi?

Amy: Bu ismi bulmak için uzun bir araştırma yaptık.Alışılmışın dışında bir sözcük olmasını tercih ettik.Gerçi bu sözcüğün önceden duyulmadığını düşünmüyorum.Zaten bu isim bizim müziğimizi tarif ediyor.
Ben: Ben bu ismi ilk duyduğum zaman Amy’den daha fazla savunmuştum.Evanescence üzerinde uzun uzun düşünmüştük.Asıl olarak bu kelimeyi duyduğunuz zaman akılda beliren bir resmi vardır.Ben onu sevdim.İnsanı derinden etkiliyor.En sonunda işte bu dedim.

-Bring To My Life şarkınız Daredevil filminin müziği oldu.

Amy: Daredevil filminde bu şarkıyı duymak benim için muhteşem bir deneyimdi.İlginç olan şu ki,ne şarkı film için ne de film şarkıyla ilgili olarak yaratılmıştı.Bu şarkının kullanıldığı sahneyi gördüğüm zaman garip hissettim.Filmde My İmmortel adlı bir başka şarkımız da kullanıldı.Şarkımız filmin en etkili sahnelerinde yer aldı.Bu da bizim kariyerimiz açısından iyi bir gelişme oldu.

-Bir rock grubunun kadın vokali olmak kolay iş değildir herhalde?

Amy: Gerçekten rock söyleyen bir kadın vokal olmaktan çok gurur duyuyorum.Çükü bu alanda fazla kadın vokal yok.Bu durum yüzünden hayal kırıklığına uğradığım da oluyor.Garbage ve Tori Amos gibi grup ve şarkıcıların daha çok olmasını arzu ederdim.Aslında rock müziğinde bir kadın olmak bu kadar büyütülecek bir durum değil.Belki benim sayemde diğerlerinin de önü açılır.